| Zengin ve dramatik bir tarihe sahip Girona, İspanya'nın 17 bölgesinden biri olan Katalonya'nın şehirlerinden
Girona’ya ilk yerleşenler İberler. En son Kutsal Roma İmparatorluğu kenti kontrolü altına alıyor. 1492 de Katolik Papaların baskısı ile Yahudiler ülkeyi terketmeye zorlanıyor, terketmeyenler katlediliyor, kalanlar ise - sözde din değiştirip- gettolar oluşturup içlerine kapalı bir yaşamı tercih ediyorlar. Girona genel olarak deniz kıyısındaki kuzeni Barselona’nın çılgın duruşuna sahip olmasa da eski bir Katalan atasözünü tam anlamıyla yansıtıyor: “İyi bir reçel çoğunlukla en küçük kavanozda bulunur.” Girona’nın güzellikleri yaşamın sunduğu en basit keyiflerle kendini gösteriyor: Onyar Nehri’nin sularına yansıyan kıyı binalarının pembe ve sarı duvarları; katedralin basamaklarında oturup bir şişe köpüklü şarap açmanın seremonisel hissi; karmaşık arka sokaklarda kaybolmak... Girona’da İspanya’da geçirilebilecek mükemmel
bir hafta sonu tatilinin rotasını bulacaksınız.
EN İYİ KORUNMUŞ YAHUDİ BÖLGESİ
Güne kentin Gotik stildeki katedraline bakan kafelerde toz şekerle kaplı churro’lardan tadarak, Girona sakinleriyle “cafès amb llet” (sütlü kahve) eşliğinde sohbet ederek başlayın. Sonra araç trafiğine kapalı Passeig de la Muralla’daki 9. yüzyıldan kalma duvarları takip ederek kendinizi Girona’nın ruhani tarihinin izlerini keşfetmeye bırakın. Öğleden sonra güneşinin eski taş evlerin duvarlarından yakıcı bir şekilde yansıdığı saatlerde ise eski kentin serin Arnavut kaldırımlı sokaklarına girmek en ideali. Burada geçmişin kokusunu içinize çekebilir, ortaçağdan kalma Yahudi bölgesi olan Call’in dar geçitleri ve avlularındaysa Girona’nın Yahudi mirasını yakından inceleyebilirsiniz. Burası Avrupa’nın belki de en iyi korunmuş
Yahudi bölgesi.
Güneş batarken Plaça de la Independència’da Gironalılarla satranç oynayarak sosyalleşebilir ve taş zeminin üzerinde hareket eden gölgelere dalıp gidebilirsiniz. Acı-tatlı bir sıcak “xocolata” sipariş etmeyi sakın unutmayın. Bu sizi bekleyen geceye hazırlayacak en uygun içecek.
GİRONA SOKAKLARI
• Bazı katedraller inanç sahibi olmayanlar için bile çok etkileyici olabilir; Girona’nın ortaçağlarda inşa edilen katedrali de bunlardan biri. Muhteşem cephesinde yer alan Barok stildeki süslemeler, büyük bir kubbe ve melek şeklinde bronzdan bir rüzgar gülüyle taçlanıyor. Pazar sabahları Hıristiyan aleminin Gotik stildeki en büyük örneğini teşkil eden 23 m genişliğindeki nef alanında Gregoryen ilahiler tüm sihirleriyle kemerlere dolanarak kiliseyi dolduruyor. 11. yüzyıldan kalma, yaradılışı betimleyen duvar halısı uzun süre derin düşüncelere dalmanıza vesile olurken, renkleri solmuş yün ilmiklerin üzerinde dünyanın yaradılışını Ortaçağ’ın bakış açısıyla gözlemleme şansını elde edeceksiniz.
• Gezinize Onyar Nehri’nin üzerinde konumlanan, Ortaçağ’dan kalma Pont de Sant Agusti köprüsünde tarihi duvarlarla iç içe duran renkli cephelerin güzelliğini izleyerek devam edin. Güneye doğru eski kentin etrafını çevreleyen Passeig de la Muralla’ya gelip yıkık haldeki kale duvarlarını inceleyin. Devam edip bahçelerden geçerek çalıların arasından duvarların en üst noktasına, 11. yüzyıldan kalma Charlemagne Kulesi’ne varın.
• Girona’nın Napolyon tarafından işgal edilişini betimleyen canlı yağlıboya tablolar, şehir müzesi Museu d’Història de la Ciutat’ta (www.ajuntament.gi/museu_ciutat) en dikkat çeken eserler arasında. Ayrıca bir erken dönem işkence aletini andıran Ortaçağ’dan kalma baskı makinesi de müzede görülebilir.
• Kolayca korkmayanlar için Església de Sant Felium Kilisesi’nin papazlara ayrılan bölümünün duvarlarına yerleştirilen Pagan ve Hıristiyan cenaze lahitleri önerilebilir. Alaca karanlığın loş ışığında etrafa korkutucu bir görünüm yansıtan bu lahitler, özellikle Persephone’yi dünyanın derinliklerine taşıyan Plüton tasviriyle dikkat çekiyor.
• Yahudi bölgesi Call’in yokuşlu sokaklarından inerken Ortaçağ’ın gündelik kargaşasını kulaklarınızda duyabiliyorsunuz adeta. Burada kuytuda kalmış, mozaik karolarla kaplı sessiz avlularda kısa molalar verebilirsiniz. Yahudi bölgesinin geçmişine dair daha çok bilgi edinmek için Yahudi Tarihi Müzesi’ni (Museum of Jewish History) mutlaka ziyaret edin. Cam zeminli merkez salon özellikle dikkat çekici.
DAMAK TADI VE EĞLENCE
• Patisseria Faure’de “mosques de Girona” yiyerek yerel bir efsanenin tadına bakın. Rivayete göre işgalci Fransız güçleri Girona’nın koruyucu azizi olan Narcissus’un mezarını yıkarak açtıklarında dışarıya bir sinek ordusu çıkmış. Bu hikayeye gönderme yapan bu enfes tatlıyı herkes nasıl yiyorsa siz de öyle yiyin: Yürürken, koyu kahverengi çikolatanın parmaklarınıza bulaşmasına izin vererek...
• Girona’nın merkezindeki Plaça de la Independència Meydanı sarmaş dolaş gençler veya yemek siparişini bekleyen yaşlı erkek gruplarıyla dolu. Lizarran’da bir sandalye çekin kendinize ve koyu sarı renkli Romesco soslu tuzlu cod balığı “bacalla”nın enfes lezzetini tadın.
• Bu sakin kentte gece eğlenceleri, öğrencilerin şehrin batı mahallerinden merkeze gelmeleri ve cola ile karıştırılan kırmızı sofra şarabı “calimocho” kokteylleriyle coşmalarının ardından başlıyor. En şık randevu noktası ise Parc de la Devesa (Passeig Devasa üzerindeki herhangi bir noktadan giriş yapmanız mümkün). Burada çınar ağaçlarının altında konumlanan barlar sıcak yaz aylarında, bembeyaz çadırları ve spot ışıklarla aydınlanan yeşilliklerle harika bir ambiyans sunuyor. Canlı müzik için ideal adres Las Carpas.
• En şık spa’lar bile tarihi 12. yüzyıla kadar giden Banys Arabs’ın atmosferiyle rekabet etmekte
zorlanır. Roma sütunları, süslü tuğla oymaları, kıvrımlı kemerler, kaleydoskopu andıran havuz
karoları...
• Altı ayı bulan bir bekleme listesi olan Ferran Adrià El Bulli’ye girebilmek, serbest stil caz müziğine alışmaktan bile daha zor. Katalonya’nın yükselişteki şık yemek kültürünü Michelin yıldızlı bir restoran olan El Celler de Can Roca’da tecrübe edebilirsiniz.
ALIŞVERİŞ
• şehrin ana alışveriş bölgesi olan Rambla de la Llibertat pembe yanaklı satıcılar ve şeker/tarçın
aromalı tatlılarıyla son derece canlı. Bu bölge 12. yüzyıldan beri pazar yeri işlevi görüyor. Civardaki butiklerden sıradışı sanat eserleri ve kıyafetler temin edebilirsiniz.
• Eski mahallelerin güneyinde yer alan Centro Comercial Girocentre ve İspanya’nın her yerinde karşınıza çıkan El Corte Inglés kaliteli yerel giyim markaları için son derece ideal. Buralarda yerel halkın klasik stilini her türlü renk tonunda uygulamanız mümkün. Salı ve cumartesi günleri Parc de la Devesa yerel yiyecekler, el işi eşyalar ve giysilerin satıldığı tezgahlarla doluyor. Erimiş nugadan hazırlanan “turron”u ya da kırmızı renkli tatlı/tuzlu sosislerden mutlaka tadın.
KONAKLAMA
Hotel Arcs de Monells: Girona’nın hemen dışında kırsal alanda konumlanan bu otel, tarihi bir yapıda otelcilik anlayışının nasıl yorumlanması gerektiğine dair adeta bir ders niteliğinde. Ortaçağ’a ait kulenin yanına modern çizgilere sahip bir ek kanat mükemmel bir şekilde entegre edilmiş. Katalan mutfağının en iyi örneklerini sunan restoranı ise alçak tuğla kemerleri ve ahşap kaplı terasıyla harika bir ambiyansa sahip.
C/Vilanova 1, Monells 00 34 972 630304, www.hotelarcsmonells.com
Hotel Ciutat de Girona: Eski kentte Onyar Nehri’nin kıyısında konumlanan bu otel Girona’nın modern stile sahip birkaç işletmesinden biri. Metalik gri renkleri, geniş alanları, mermer zeminleri ve Barcelona’ya has enerjik cazibesiyle oldukça popüler bir mekan. Akşama ev sahipleri gibi başlayın: Etkileyici tatlı şarap barından enfes bir moscatel yudumlayarak. C/Nord 2, 00 34 972 483038, www.hotel-ciutatdegirona.com
Hotel Carlemany: Sade çizgiler, sıcak deri malzeme ve modern konfor unsurları şehrin doğu surlarında yer alan, camdan cepheli bu otelin dikkat çekici özellikleri arasında. Güler yüzlü çalışanlar gece yarısı odanıza “pa amb tomàquet”(domatesli sarımsaklı ekmek) servisinden en iyi restoran önerilerine kadar her türlü isteğinizi karşılamaya hazır. Plaça Miquel Santaló, 00 34 972 211212, www.carlemany.es
YEMEK
Sant Pau: Carme Ruscadella İspanya’nın Michelin yıldızı sahibi, en ünlü şeflerinden biri. Muhteşem dokunuşlarıyla sunduğu yemekleri kentin güneyindeki banliyölere gerçekleştireceğiniz bu yolculuğa kesinlikle değiyor. Aralarında domatesli kalamar, dalak, biber ve mürekkep ve biberli dondurmayla servis edilen Quescuo de Liébana peyniri gibi neşeli kombinasyonların bulunduğu mönüsü oldukça dikkat çekici.
C/Nou 10, St Pol de Mar, 00 34 937 600662, www.ruscalleda.com
Cal Ros: Plaça de Libertat Meydanı’nın kuzey ucundaki pasajların altında konumlanan Cal Ros, antika taş işini bembeyaz örtülerle bir araya getiren ve yerel halkın damak zevkine 1920’li yıllardan beri hizmet veren bir restoran. Av yemeği havası taşıyan “oca amb naps” (turplı kaz eti) ve dana escudilla tam puanı hak eden yemekler. C/Cort Reial 9, 00 34 972 219176, www.calros-restaurant.com
Mimolet Restaurant: Adını keskin kokulu bir peynirden alan bu modern restoran, soluk renkli ahşap malzeme ve serinlik hissi veren taş bir zeminle kaplı. Yemekler arasında kıtır deniz tuzuyla servis edilen
dolgun karidesler ve doğal koşullarda olgunlaştırılmış ürünlerle hazırlanan Katalan domates çorbası yer alıyor. www.mimolet.net
.
|